Bilimsel Araştırmalara Göre Mutsuz İnsanların 12 Temel Alışkanlığı

Mutsuzluğu yaşam koşullarımızın olumsuzluğundan kaynaklandığını düşünüyoruz. Günümüz şartlarında bu doğru ama mutsuzluk aslında düşünce tarzımız, davranış ve hareketlerimizle doğru orantılıdır. Bilim insanları İnsanı mutsuzluğa iten alışkanlıklar hakkında bir takım araştırmalar yapıyor. Sonuç olarak’da yaşam tarzımızın bizleri endişeli hissettirerek mutsuz olmamıza neden olduğu gerçeği ortaya çıkıyor. Peki bilimsel araştırmalara göre bizi mutsuzluğa götüren o alışkanlıklar;

1- Sosyalleşme Bakımından Zayıflık

Kendimizi mutsuz hissettiğimizde çevremizden uzaklaşmak kaçmak isteriz. Bu davranışımız farkında olmasak bile kendimizi daha çok bunalıma sokacaktır. Bilimsel araştırmalara göre sosyal izolasyon sağlık risklerini teşkil ettiği kanıtlanmıştır. Yalnız kalmak, küçük bir sosyal ağa sahip olmak ve sosyal aktivitelere nadiren katılmak, daha düşük seviyeli ruhsal bozukluk ile doğru orantılı olarak ilerliyor.

2) Rutin Bir Yaşam Tarzı

Rutin bir yaşam tarzı genelde büyük metropollerde yaşayan insanlarda görünen fiziksel aktivitenin olmadığı bir yaşam tarzıdır. Bilimsel araştırmalar ruh sağlığı ile fiziksel aktivite arasında koparılamaz bir bağ olduğunu kanıtlıyor. 10 yıl boyunca 6909 yetişkinden oluşan bir grup üzerinde yapılan bu araştırmanın sonuçları fiziksel aktivite arttığında, zihinsel sağlığının zamanla düzeldiğini gösterdi. Fiziksel olarak ne kadar aktif olursanız, ruhsal olarak  o kadar hızlı iyileştiğinizi fark edersiniz.

3) Kin ve Düşmanlık Beslemek

Mutsuz İnsanlar genelde kindar bir yapıya sahiptir. Bilim İnsanları 171 katılımcıyla, 4 aşamalı düşmanlık ölçütüyle düşmanlık araştırması yapıyor. Sonuç, düşmanlığın sosyal zorlamanın bir belirleyicisi olduğunu gösteriyor. Bu sosyal zorlamanın kin beslemek ruh halini bozduğu sonucuna varılmış.

4) Karamsarlık

Bilimsel araştırmalara göre aşırı karamsarlık insanı mutsuz ediyor. İnsanlar karamsar bir ruh halindeyken bu karamsarlığın olumlu yönlerini unutuyor ve olumsuz yönleri hayatını daha fazla etkiliyor. Dahası, kötümser ve karamsar insanlar istenen hedefe giden yolda engellerle karşılaştıklarında kolayca pes ediyorlar. Aynı çalışmaya göre, karamsar düşünceler depresyon ve intihara da yol açabiliyor. İntihar girişimleri, karamsar durumu ve aşırı umutsuzluğu yansıtıyor. Araştırma, karamsar bir düşüncenin kayda değer miktarda korku, endişe ve stres içerdiği sonucuna varmış.

5) Olumsuz Anılara Takılmak

Bilimsel araştırmalara göre duygularımız ve hafızamız karşılıklı bir geri besleme döngüsü içinde. Bu, ruh halimizin hatırladığımız hatıraları belirlediği ve bu hatıraların ruh halinizi etkileyeceği anlamına gelir. Duygu hafızası döngüsünü onarmanın tek yolu, mutlu bir şeyi hatırlamaktır.

6) Besleyici Yiyecekler Tüketmemek

Bilimsel bir araştırmada beslenme değişimlerinin depresyon üzerindeki etkisi incelenmiş ve kaygı ile depresyonun besleyici gıdaların eksikliğiyle ilişkili olduğunu sonucuna varılmış. Sonuçlar, beslenme düzenindeki olumlu değişmenin depresyonu azaltmak ve bitirmek üzerinde etkili olduğu kanıtlanmış.

7) Maddiyatı Önemsemek

Araştırmalara göre materyalist yani maddi olanı, manevi olandan daha öne koyan, daha öncelikli gören insanlar “minnettar olmanın zor olduğunu” belirtmiş, bu da onları mutsuz olduklarını ve yaşam doyumuna ulaşamadıklarını ve sonucunda mutsuz oldukları kanısına varılmış.

8) Nasıl Başa Çıkacağını Bilmemek

İyimserlik ve bunun zihinsel ve fiziksel refah üzerindeki etkisi hakkında bir araştırma yapılmış. İyimser olmanın hayatın sorunlarıyla baş etmenin harika bir yolu olduğu tespit edilmiş. İyimserlik, stresörleri başarıyla ortadan kaldırmış ya da azaltmış. Öte yandan mutsuz insanlar stres içinde kendini görmezden gelme, önleme veya uzaklaşma eğilimindedir. Ve bu olumsuz başa çıkma stratejileri genellikle yaşam kalitelerini kötüleştirir.

9) Fazla Alkol Tüketmek

Bu bilimsel makale alkolün kötüye kullanımı ile mutsuzluk arasında güçlü bir bağlantı olduğunu belirtiyor. Başka bir araştırma depresyonda, içine kapanık veya endişeli olan ergenlerin alkol sorunu yaşama ihtimalinin daha yüksek olduğunu tespit ederek bu yargıyı doğrulamış.

10) Çok şikayetçi Olmak

Bilimsel araştırmalara göre şikayet çeşitli şekillerde kendini gösteriyor. Birinci tip kronik şikayetçiler olarak adlandırılanlar asla tatmin olmayanlardır.  İkinci tip şikayetçilere ise “venting” deniyor. Bu da duygusal memnuniyetsizliğin bilinen bir ifadesidir. Bununla birlikte, şikayetin olumsuz tarafı insanları dinlemeden mutsuz edebilmesidir.

11) Bir Şeyleri Gereğinden Fazla Düşünmek

Bilimsel bir araştırma, Overthinking’in (fazla düşünme) mutsuzluğa yol açabileceğini söylüyor. Ayrıca, endişe ve depresyon gibi ruh sağlığı sorunları riskinizi artırabileceğinin altını çiziyor. Asıl tehlikeli olansa bunun kırılması zor bir alışkanlık olması. Akıl sağlığınıza zarar veriyor. Akıl sağlığınız azaldığında, Overthinking artıyor.

12) Başkalarını yargılamak ve Çok Fazla Düşünmek

Psikoloji Uzmanı Eric Jaffe bilimsel araştırmasına göre duyguları yönetememenin bir nedeni de erteleme olduğunu gösteriyor. Bu yaklaşım ciddi boyutlara ulaştığında anksiyete, suçluluk, utanç ve mutsuzluk ile sonuçlanır. Diğer bilimsel araştırmaya göre, başkalarını ne kadar pozitif gördüğünüz ne kadar mutlu olduğunuzla ilişkili. Yani başkalarına karşı olan algılarınız kendi kişiliğiniz hakkında çok şey ortaya koyuyor. Bu araştırma için katılımcılardan üç kişinin olumlu ve olumsuz özelliklerini değerlendirmeleri istendi. Toplanan verilerden, değerlendiricinin refahı, ruh sağlığı, sosyal tutumları ve başkaları tarafından nasıl değerlendirildiği hakkında önemli bilgiler analiz edildi. Sonuçlar, bir kişinin diğerlerini olumlu olarak açıklama eğiliminin, kişinin kendi olumlu kişilik özelliklerinden kaynaklandığını gösterdi. Başka bir deyişle, başkalarını olumsuz olarak yargılamak kendi olumsuz özelliklerimizden kaynaklanıyor.

 

 

 

2 1 0 0 0 0
  • Site İçi Yorumlar

En az 10 karakter gerekli

Sıradaki içerik:

Vakıflar Genel Müdürlüğü 2020 Burs Başvuruları Başladı!

Makale gönderim sistemimize hoş geldiniz

Galeri Alanı

828 x 478