Neden “Suç ve Ceza” Okumalısınız?

Bir insanı soğuk kanlılıkla öldürmeye iten şey nedir? Katilin aklından neler geçer? Bu tür insanlar ne tür toplumdan çıkar?

Yaklaşık 153 yıl önce Rus yazar Fyodor Dostoyevsky Raskolnikov bu soruları ele aldı ve Rus edebiyatının en iyi bilinen eserlerinin birisi ortaya çıktı: ” Suç ve Ceza”

İlk kez 1866 yılında bir edebiyat dergisinde seri olarak yayınlanan roman Saint Petersburg’da genç bir hukuk öğrencisi olan Rodion Romanovich Raskolnikov’un hikayesini anlatıyor. Raskolnikov fakirlik içinde yaşıyor ve hikayenin başında, çalışmalarına devam etmesini sağlayacak kaynakları bitiyor. Taşra evinden gelen mektuplar, annesi ve kız kardeşi onun başarısı için neleri feda ettiğinden, sıkıntısına sıkıntı ekliyordu. Değerli eşyalarını yaşlı bir rehinciye sattıktan sonra gitgide daha da umutsuz hale gelince kadını öldürme ve soyma planı yapmaya başlıyor.Fakat bu inanılmaz eylemi gerçekleştirmenin etkisi, düşündüğünden çok daha fazla. Romanın bazen ilk psikolojik romanlardan olduğu birisi olduğu düşünülse de kapsamı Raskolnikov un içsel karışıklığının ötesine ulaşıyor. Rutubetli tavan aralarından, harap edilmiş dairelere ve klostrofobik polis merkezlerine kadar, 19. yüzyılda Saint Petersburg’un tekin olmayan kısmı Dostoyevski’nin keskin düz yazısı ile canlandırılıyor. Alkol kullanarak ailesini mahveden eski bir memur olan Marmeladov ; dengesiz ve zampara bir soylu olan Svidrigailov gibi karekterlerle tanışıyoruz. Raskolnikov ‘un ailesi şehre vardığında ahlaki masumlukları etraflarındaki ahlaksızlığa şiddetli bir karşıtlık yaratıyor. Bu kasvetli Rusya toplumu portresi, yazarın karmaşık yaşam tecrübelerini ve gelişen fikirlerini yansıtıyor. Gelecek vaat eden askeri bir kariyeri geride bırakan genç bir yazar olarak Fyodor sosyalizm ve refom fikirleriyle ilgilendi ve imparatorluk devletinin yasakladığı radikal metinleri tartışmak için bir entellektüeller grubuna katıldı. Dostoyevski’de dahil olmak üzere, grubun üyeleri teşhir edildikten sonra tutuklandı. Birçoğu ölüme mahküm edildi, fakat yalancı infaza ve çarın son dakika affına maruz kaldılar.

Dostoyevski 1854 ‘te serbest bırakılmadan önce dört yılını Sibirya ‘da bir çalışma kampında geçirdi. Bu da ona çok daha pesimist bir sosyal reform bakışı kazandırdı ve odağı manevi konulara yönlendi. 1864’te yazdığı ” Yeraltından Notlar” adlı kısa Romanında  ütopik batılı filozofların hiç bir zaman insan ruhunun çelişkili arzularını tatmin edemeyeceği inancını açıklıyor. ” Suç ve Ceza ” da bir sonraki yıl tasarlandı ve tamamlandı birçok aynı temayı içeriyordu.

Roman birçok yönden gelecek vaat eden bir gençliğin şehir yaşamının tehlikeleriyle yozlaştırıldığı ortak bir anlatı çizgisinde ilerliyor. Fakat sosyal eleştirisi, daha derinlere iniyor. Raskolnikov, istismarcı rehincinin ölümü pahasına kendi yükselişinin topluma faydalı bir şey olacağı fikrini mantığa oturtuyor. Böyle yaparak Dostoyevski’nin çağdaş entelektüellerinin birçoğu tarafından benimsenmiş olan egoizm ve faydacılık doktrinlerini hatırlatıyor. Raskolnikov zekasının, ahlaki tabuların ötesine geçmesini sağladığına inanarak kendi insanlığıyla ilişkisini kesiyor. Kitap derin bir biçimde ahlakla olsa da ” Suç ve Ceza” hiçbir zaman yalnızca ahlaki yönden değerlendirilemez, her bir karakterin kendi özgü ve ikna edici sesi vardır. ” Suç ve Ceza”  ile ilgili en dikkat çekici şeylerden birisi, esas cinayetin detayları birinci perdede ortaya çıkmasına rağmen heyecan verebilmesidir. Raskolnikov’un cinayeti açıktır. Fakat yalnızca Dostoyevski’ nin sürükleyici biçimde meydana gelen sosyal ve psikolojik karmaşıklıkları ele almasıyla,onun cezasının ve kurtarılma olasılığının gerçek doğasını öğreniyoruz.

 

 

0 0 0 0 0 0
  • Site İçi Yorumlar

En az 10 karakter gerekli

Sıradaki içerik:

Türk Hawking, Üniversiteli Oldu

Makale gönderim sistemimize hoş geldiniz

Galeri Alanı

828 x 478