Zatürre (Pnömoni) Nedir? Belirtileri Nelerdir? Tedavisi Nasıl Yapılır?

Zatürre (Pnömoni) Nedir? Zatürre Belirtileri Nelerdir? Zatürre Teşhisi Nasıl Konulur ? Zatürre Tedavisi Nasıl Yapılır? Zatürre Aşısı Nedir Kimlere Yapılır? Zatürre (Pnömoni) hastalığı gittikçe artmaktadır. Bu nedenle herkes bu hastalığın ne olduğunu belirtilerini ve tedavilerini araştırmaktadır. İşte bu hastalıkla ilgili bilinmesi gerekenler ve daha fazlası..

Zatürre (Pnömoni) Nedir?

Zatürre ya da tıbbi adıyla “pnömoni”; bakteri, virüs ve nadiren parazitlerin neden olduğu akciğer enfeksiyonu olarak tanımlanır. Akciğerde meydana gelen bu enfeksiyon, alveollere, yani içi hava ile dolu küçük akciğer keseciklerine iltihap hücrelerinin birikmesi nedeniyle oluşur. İçleri ihtihabi materyalle dolan alveoller, solunum işlevlerini yerine getiremezler. Bu sebeple ağır zatürrelerde hastada solunum yetersizliği gelişebilir.

Hastalığın sağlıklı kişilere bulaşması, öksürük, aksırık ya da hasta kişilerin konuşması sırasında havaya yayılan damlacıkların doğrudan solunması yoluyla gerçekleşir. Kalabalık yerler, kapalı alanlar, insanların toplu halde yaşadığı okullar, askeriye ve yurtlar zatürrenin bulaşma olasılığının fazla olduğu yerlerdir. Halk arasında üşütmekle zatürre olunduğuna dair yaygın bir inanış vardır; oysa zatürre yaz aylarında da görülür. Üşütmek, bağışıklık sistemimizi kısa süreli de olsa zayıf düşürüp bizi enfeksiyonlara açık kıldığı için zatürreye yakalanma ihtimali artar. Ancak enfeksiyon etkenine, yani virüs veya bakteriye maruz kalınmadan, sadece üşütmekle zatürre olunmaz.

Zatürre (Pnömoni) Tipleri Nelerdir?

Zatürrenin 3 tipi vardır.
1. Toplum kökenli pnömoni
2. Hastane kökenli pnömoni
3. Bağışıklığı baskılanmış hastada pnömoni
Zatürre (Pnömoni) Belirtileri Nelerdir?
• Ani yükselen ateş
• İshal
• İltihaplı balgam
• Kas ağrıları
• Mide bulantısı
• Nefes almakta zorlanma
• Öksürük
• Titreme
• Üşüme
gibi belirtilerle kendini gösterebilir.

Zatürre (Pnömoni) Teşhisi Nasıl Konulur?

Öncelikle muayene sırasında stetoskopla kişinin akciğerleri dinlenir ve söz konusu hastalıktan şüphelenilirse akciğer röntgeni istenir. Röntgen zatürre olup olmadığı konusunda yeterli bilgiyi verecektir ancak kandaki oksijen miktarının, solunum yollarının ne durumda olduğunun bilinmesi adına ekstra testlere de ihtiyaç duyulmaktadır. Beyaz kan hücre sayısının kontrolü için tam kan sayımı, zatürenin boyutu ve akciğer yaprakları arasında sıvı varlığı için tomografi taraması balgam testi, akciğerlerde sıvı birikmesi söz konusu ise plevral sıvı kültürü ve balgam çıkaramayan antibiyotiklere yanıt vermeyen dirençli zatüre varlığında bronkoskopik yöntemler kullanılmaktadır.

 

Zatürre (Pnömoni) Tedavisi Nasıl Yapılır?

• Öncelikle hastanın hastalığın tanımı, seyri, komplikasyonlar konusunda bilgilendirilmesi gerekir. Hastalığın iyi bir anamnezinin alınması ve fizik muayene önemlidir. Zatürrenin ayaktan tedavi esnasında;
• Belirtiler kötüleşirse, belirginleşirse
• Yeni bulgular ortaya çıkarsa
• 3 gün içinde düzelme olmazsa
• Hasta kendini kötü hissederse derhal doktora başvurmalıdır.
• Zatürre tedavisi ayaktan, hastaneye yatırılarak veya yoğun bakımda yapılır. Hastalığın ciddiyetinin ve ölüm riskinin belirlenmesinde, yatış kararında ve hastalığın gidişatının tayininde bazı Uluslararası skorlama yöntemleri kullanılır. En önemlileri PSI, CRB 65, CURB 65, A-DROP, SMART-COP2’tur. Hastanın şuur bulanıklığı olması, solunum yetmezliği bulguları, üre ve kreatinin yüksekliği, ileri yaş, tansiyon düşüklüğü, solunum sayısı önemli kriterlerdir. Ayrıca hastanın sosyal durumu da önemlidir. Evsizler, huzurevinde kalanlar, ulaşımı güç yerlerde yaşayanlar, fiziksel ve mental engelli kişiler, yalnız yaşayanlar önemli bir risk gurubu oluşturur.
• Hastane yatış süresi ve damar yolu ile antibiyotik kullanımı mümkün olduğunca kısa tutulmalıdır. Bu kararları klinisyen doktor verecektir. Gereğinden uzun hastane yatışları ek infeksiyon riski getirir.
• Antibiyotik değiştirme kararını doktor verecektir. Gerekirse infeksiyon hastalıkları uzmanına danışılır.
• Bilinmelidir ki hiçbir antibiyotik tamamen masum değildir. Her ilacın yan tesirleri ve alerji riski vardır. Toplumun % 10’ u penisilin alerjisi olduğunu iddia eder. Bunu da çocukken ilaç sonrası döküntü olmasına bağlar. Ancak bu söylenenlerin % 10’undan azında penisilin alerjisi vardır. Penisiline akut alerjik reaksiyon gösteren kişilerde çok dikkat edilmelidir. Bu kişilerde aynı zamanda sefalosporinlere ve beta laktam gurubu antibiyotiklere de alerji vardır.
• Doktorun kararıyla antibiyotikler, antiviral ilaçlar, sıvı ve elektrolit desteği, ağrı kesici ve ateş düşürücüler, beslenme takviyesi uygulanır. Yatak istirahati yapılmalıdır. Zatürrenin tedavisine ayaktan tedavi uygulanabileceği gibi hastane yatışı, yoğun bakım yatışı ve mekanik solunum desteği de gerekebilir. Bunlara doktor karar verecektir.
• Hastalık bilgileri, bölgesel antibiyotik direnci, grip, Mycoplasma oranları, kişinin sosyal durumu, yakın zamanda antibiyotik kullanımı, konaklamalı seyahat tedavide önemli bilgilerdir.
• Mutlaka ilk 4 saatte antibiyotik başlanmalıdır. Sepsis şüphesi veya diğer yüksek risk kriterleri varsa bir saat içinde antibioterapi başlanmalıdır.
• Hastanın oral alımı varsa ve hastalık ağır değilse ağız yoluyla antibiyotik verilmelidir. Damar yoluyla antibiyotik başlanmışsa 48 saat içinde değerlendirilip durum uygunsa ağızdan antibioterapiye geçilmelidir.
• Yapılabilirse mutlaka etken tayini için araştırma yapılmalıdır.(Balgam kültürü, kan kültürü, idrarda Lejyonella antijeni, viral paneller gibi )
• Hastalar ve yakınları hastalık seyri ve ilaç yan tesiri konusunda bilgilendirilmelidir.
• Hastanın genel durumu iyi, şuuru açık, koopere ise, hastalık stabil, dirençli bakteri söz konusu değil ise, 48 saattir ateş yoksa, hasta hipotansif değilse, solunum yetmezliği yoksa, zatürre tedavisi 5 gün yeterli olabilir. Ancak zatürre tedavisinin süresine en iyi kararı hastanın doktoru verecektir. Doktor klinik duruma göre zatürre tedavisini 3 haftaya kadar uzatabilir.

Zatürre (Pnömoni) Tedavi Edilmezse Seyri Nasıl Olur?

Günümüzde antibiyotiklerin yaygın kullanılmasına ve etkin bağışıklama politikalarına bağlı olarak infeksiyon hastalıklarından ölümler giderek azalmakta iken toplumda gelişen pnömoniler halen yüksek hastalık ve ölüm nedenidir. Ülkemizde alt solunum yolu infeksiyonları, ölüm nedenleri arasında %4.2 ile 5. sırada yer almaktadır. Ülkemizde yapılan çalışmalarda zatürre (pnömoni) ölüm oranının hastalığın ağırlığı ile ilişkili olarak %1 ile %60 arasında değiştiği ve hastanede tedavi edilen pnömonilerde oranın belirgin daha yüksek olduğu (.3-60) gösterilmiştir.

Zatürre (Pnömoni) Bulaşıcı Mıdır Ve Risk Faktöreleri Nelerdir?

Zatürre hastalığına zemin hazırlayan viral solunum yolu enfeksiyonları bulaşıcıdır. Öksürük ya da hapşırıkla yayılabildikleri gibi kişinin kullanmış olduğu bardak, mendil, çatal gibi eşyalar aracılığıyla da yayılabilirler. Pnömoni çok sık rastlanılan ve ölüme sebep olabilen hastalıklar arasındadır. Özellikle de bebeklerde, yaşlılarda, çocuklarda ve hastalığı bulunan başka kişilerde ölümcül olabilmektedir.  İleri yaş, kronik hastalıklar, bağışıklık sistemi hastalıkları, yutma güçlüğü yapan durumlar, sigara kullanımı, kusmalar, alkol, geçirilmiş uzun süreli ameliyatlar erişkinlerde zatürre hastalığına yakalanmayı kolaylaştıran risk faktörleri arasındadır.

Zatürre (Pnömoni) Hastalığında Bulaşıcılık Ve Korunma İçin Neler Yapılmalıdır?

Bilhassa viral etkenler varsa pnömoni yani zatürre kolaylıkla bulaşabilir. Kapalı ve kalabalık alanlar, okullar, yurtlar, hapishaneler, , kışlalar ,huzurevleri zatürre için riskli bölgelerdir. Genellikle damlacık infeksiyonu ile bulaşma olur. Öksürük, ağız ve burun sekresyonları, klimalar, kirli sular, su sistemleri risk oluşturabilir. El temizliği çok önemlidir.
Zatürreden korunmada el temizliği, maske kullanımı, sigaranın bırakılması, influenza ve pnömoni aşıları, antiviral ilaçlar, özellikle salgın dönemlerinde kalabalık yerlerden kaçınma korunmada önem kazanır.

Zatürre (Pnömoni) Risk Faktörleri Nelerdir?

Kişinin eşlik eden hastalıklarının varlığı zatürre risk faktörleri arasındadır. İşte o riskler şunlardır;

• Alkolizm
• Böbrek yetmezliği
• Bağışıklığı baskılayan hastalıkların varlığı
• Büyük operasyonlar zatürrenin en önemli risk faktörleridir.
• Bunların yanında;
• Bilhassa yaşlılarda yiyecek ve içeceklerin aspirasyon sorunu
• Bozuk ağız ve diş sağlığı
• Çocuk yaş ve 65 üstü yaş
• Dalağın operasyonla alınmış olması
• Felçli hastalar
• Geçirilmiş operasyonlar
• HIV pozitif hastalar ve AİDS hastaları
• Huzurevinde kalma veya evsizlik durumu
• İlaç ve uyuşturucu bağımlılığı
• KOAH, Bronşektazi, kistik fibrozis, bronşial astım, İnterstisyel akciğer hastalığı gibi kronik akciğer hastalıkları
• Kalp yetmezliği
• Karaciğer yetmezliği
• Kanser hastaları Halk arasında şeker hastalığı olarak bilinen Diyabet(Diabetes Mellitus)
• Kas hastalıkları
• Organ nakilli hastalar
• Sigara ve alkol kullanımı
• Uzun süreli kortizon kullanımı
• Yatalak hastalar
• Yakın zamanda konaklamalı seyahat
• Yoğun bakımda tedavi gören hastalar
zatürreye yol açan durumlardır.

Zatürre (Pnömoni )Hangi Hastalıklar İle Karışabilir?
• Akciğer kanseri ve akciğere metastaz yapan hastalıklar
• İnterstisyel akciğer hastalıkları
• Kalp yetmezliği
• Kist hidatik
• Pulmoner emboli
• Tüberküloz
• Vaskülit denilen hastalık gurubu
• Yabancı cisim aspirasyonları
• Sistemik hastalıların akciğer tutulumları ayırıcı tanıda göz önüne alınması gereken hastalıklardır.

Zatürre (Pnömoni) Aşısı Nedir?

S.pneumoniae bakterisi normalde insan vücudunda bulunabilir ve bağışıklık sisteminin zayıflaması halinde fırsatçı davranarak enfeksiyon hastalığı oluşturabilir. Bu bakteri türünün en dış kısmında bir kapsül yapısı bulunur. Bakterinin kapsülünde yer alan çeşitli şeker yapılarının bağışıklık hücreleri tarafından tespit edilmesi halinde bu mikroorganizmanın ortadan kaldırılmasına yönelik antikor sentezi meydana gelir.
Pnömokok bakterisinin meydana getirdiği hastalıkların türü yaşa bağlı olarak değişkenlik gösterir. Örnek olarak küçük çocuklarda bu bakteri nedeniyle en sık olarak orta kulak enfeksiyonu tespit edilirken yetişkinlerde en sık olarak karşılaşılan tabloyu ise zatürre oluşturur. Pnömokok aşıları ile bağışıklık sisteminin bu bakteriyi tanıması sağlanır ve pnömokok bakterisi nedeniyle ortaya çıkabilecek ağır seyirli enfeksiyonların önlenmesi amaçlanır.
Pnömokok aşılarının temelinde bu bakterinin kapsülünde yer alan çoklu şeker (polisakkarit) yapıları bulunur. Bağışıklık sistemi aşılanmadan önce bu bakteriler ile karşılaştığında onları yutarak yok etmeyi hedefler. Ancak bu bakterilerin kapsül yapısı, savunma sisteminin bakterileri sindirmesinin önündeki en büyük engeli oluşturur.
Aşılanma sonrasında bağışıklık sistemi kapsül engelini nasıl geçebileceğine dair fikir elde etmiş olur ve böylelikle pnömokok bakterisi ile sonraki karşılaşmalarda üstün taraf haline gelir.

Kimler Zatürre (Pnömoni) Aşısı Yaptırmalıdır?

• AIDS’li hastalar
• Diyabetikler
• Dalağı işlev görmeyen veya alınmış hastalar
• Huzurevlerinde yaşayanlar
• İki yaşından küçük çocuklar
• Kalp damar veya kronik akciğer hastalığı olanlar
• Kronik böbrek yetmezliği olanlar
• Kemoterapi ve/veya radyoterapi görenler
• Lenfoma / multiplmiyelom hastaları
• Organ nakledilenler
• Siroz hastaları
• 65 yaş üstü yetişkinler
bu kişiler aşı yaptırmalıdır.

Zatürre (Pnömoni) Aşısı Covid-19’dan Korur Mu?

Hayır, zatürre aşısının COVID-19’a karşı koruyuculuğu yoktur. COVID-19 enfeksiyonu seyrinde gelişen ikincil bakteriyel enfeksiyon etkenlerini belirlemek için yapılmış çalışmalar, etkenlerin hastane kökenli bakteriler olduğunu göstermektedir. Bu sebeple, toplumdan en sık edinilen zatürre etkeni pnömokoklara karşı olan aşılar, COVID-19 enfeksiyonu seyrinde gelişen bakteriyel enfeksiyonlara karşı koruma sağlamamaktadır.
Pandemi döneminde zatürre aşısı, yukarıda belirtilen tıbbi ve riskli durumlar dışında önerilmemektedir. Yani risk grubunda olmayan kişilerin zatürre aşısı yaptırması, pandemi döneminde de gerekmemektedir.
Zatürre (Pnömoni) Aşısının Yan Etkisi Var Mıdır?
Zatürre aşısı, alerjik reaksiyon riski olan bir aşı olduğu için sağlık kurumalarında yapılması önerilir. Aşıya bağlı lokal yan etkiler arasında enjeksiyon yerinde ağrı, enjekte edilen uzuvda şişme, ateş, enjeksiyon yerinde acı, kızarıklık, sıcaklık hissi, şişme ve sertleşme sayılabilir. Aşının etken madde veya yardımcı maddelerinden herhangi birine karşı alerjisi bilinen kişilere aşı uygulanmaz.

0 1 0 0 0 0
  • Site İçi Yorumlar

En az 10 karakter gerekli

Sıradaki içerik:

Suda Doğum Nedir, Nasıl Olur, Faydaları Nelerdir?

Makale gönderim sistemimize hoş geldiniz

Galeri Alanı

828 x 478