Gündem

A Haber’de Erdoğan’a Alman Ekonomisinin ‘Çöküşü’ İzletildi

A Haber canlı yayınında Erdoğan’a Avrupa ve ABD’deki ekonomik durumun ne kadar kötü olduğunu anlatan bir video izletildi. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın açıklamalarında bütün vatandaşlarımızın Türk Lirası’na güvenmesi gerektiğini belirtti. İşte diğer satır başlıkları…

Durmuş Yılmaz’a Tepki

Türk Lirası gücünü, finansal altyapımızın sağlamlığından alıyor. Ana muhalefet ve yavruları, TL’yi bir kenara koyup dolara ve euroya endekslenmek istiyor. Asgari ücrete varıncaya kadar doları baz alıyorlar. Bu çok ciddi bir yanlış.

Merkez Bankası’nda başkanlık yapmış bir insanın ‘Buradan taviz vermeyin. TL yine değer kaybedecektir’ demesi çok yanlış. Geri adım atmaya kalktı ama onu bu millet yutmaz.

Son dönemde özellikle yurt içi ve yurt dışı bu tür hareketler, rasyonel olmayan hareketlenmelerdir. Biz bu algıyı bozmuş olduk. Vatandaşımız da hızlı bir şekilde TL’ye geçti. Vatandaşımızın dolarını bozdurması parasına olan güvenin en önemli göstergesiydi.

TL mevduatlar saat 15.00 itibarıyla 23,8 milyar liranın üzerinde oldu.


“Amacımız Kur Oynaklığını Azaltmak ve TL’ye İtibar Katmak”

  • Amacımız yatırımcı sanayici ve tasarruf sahibi vatandaşlarımız için kur oynaklığını azaltmak ve TL’ye itibar katmaktır. Kur seviyesi, olması gereken seviyeye kendisi gelecektir. Daha iyi olacak, acele etmiyoruz. Bir ara 10’un da altına düştü. Şu ara 11 civarında sanıyorum. Bu istikrarlı bir şekilde, gerekli dayanışmalar ve bizlerin de katkılarıyla bunu yerli yerine oturtacağız. Sabırla yola devam etmekte fayda var.
  • Bu ana muhalefetin, yavrularının bunların bugüne kadar gerçekçi bir yaklaşımı olmadı. Bundan sonra da olmaz. Birçok bu ara yalanlar dolanlar aldı başını yürüyor. Bay Kemal her alanda olduğu gibi ekonomi alanında da yalanlarına devam ediyor. Çünkü ekonomiden hiç anlamaz.
  • Vatandaş şu anda iki garantiye sahip. Bir TCMB, iki hazine… Vatandaşımızın kaybı olmayacak. 3, 6, 9… Belirlenen tarihlerde neyse belirlenen döviz kuru, bunun üzerinden parasını bozdurduğu zaman karşılığını alacak.

“Bay Kemal Ekonomiden Hiç Anlamaz”

  • Bu ana muhalefetin, yavrularının gerçekçi yaklaşımları olmadı bugüne dek. Bundan sonra da olmaz. Bu ara birçok yalanlar, dolanlar aldı başını gidiyor. Bay Kemal Ekonomi alanında yalanlara, halkımızı aldatmaya devam ediyor. Çünkü ekonomiden hiç anlamaz. Ülkemizde tasarruf kompozisyonunun makroekonomik politikalarla uyumlu olması için TL finansal enstrümanlarının özendirilmesi önem arz ediyor. Geliştirilen bu araç da vatandaşımızın kur oynaklığından kaynaklı mağduriyetini gideriyor. Vatandaş şu anda 2 garantiye sahip: 1) TCMB 2) Hazine. Yani vatandaşın kaybı olmayacak. Biz TL mevduat vadesinin de uzatılmasına katkı sağlıyoruz.
  • Tasarruf kompozisyonu TL lehinde gerçekleşecek. Ekonomik program döviz kurunun istikrara kavuşmasını sağlayacak. Kurun stabilizasyonu burada önem arz ediyor. Bu adımın uzun vadede bütçeye yük olması yerine olumlu katkı sağlamasını öngörüyoruz. TL mevduat ve katılma hesaplarına kur koruması sağlanması da dönemin şartları gözetilerek oluşturulmuş önemli bir araç. Bu uygulamadan isteyen her vatandaşımız faydalanacak.
  • İstikrarın sağlanması adına yeni geliştirilen bu aracın Anayasa’ya aykırılık teşkil etmesi söz konusu değil. Geçmişte de uygulanmış olan bu adımı yeniden uygulamak suretiyle çok kısa zamanda nasıl bu işi stabil hale getirdiysek bundan sonraki süreçte de bu inşallah stabil olarak yürümüş olacak ve bizim paramız kurdaki oynaklıklara esir olmayacak. Bu olay matematik bir olay değil. Çok kısa sürede kurdaki stabilizasyon inşallah gerçekleşmiş olacak. Merkez Bankamız aceleci hareket etmeyecek. Kademeli şekilde tekrar geldiği yere doğru inşallah dönecek ve TL de kendi asli gücünü, yerini tam manasıyla bulacak. Biz buradaki adımlarımızı gerek Hazine gerek Merkez Bankası olarak atıyoruz.

“Gereken Adımlar Neyse Atacağız”

  • Gerek Hazine ve Maliye, gerekse Ticaret Bakanımıza, hatta Tarım Bakanlığımıza bu talimatları verdik. Kontrollerimizi sıklaştıracak ve bunlara asla taviz vermeyeceğiz. Vatandaşlarımızı spekülatif hareketlerle ezmeye kimsenin hakkı yok.
  • Denetimlerin sıklaştırılmasıyla vicdan sahibi olan bütün marketler, zincir marketler, süper marketler, hepsi de çıkarken fiyatları, etiketleri ona göre değiştirdiyseler inerken de aynı hızla bu etiketleri değiştirmeleri lazım. Aksi takdirde, atılması gereken adımlar neyse atacağız.
  • Çünkü burada garip gureba, fakir fukara ezilmeyecek. Fiyat artışlarıyla insanımızın huzurunu kaçıranlara müsaade etmeyeceğiz. Serbest piyasayı bozucu, arz-talep dengesiyle açıklanamayacak fiyat artışlarını devlet olarak yakından takip ediyoruz. Tedarik zincirinin tüm halkasını inceliyoruz. Özellikle sebze-meyve fiyatlarına yönelik 9 büyükşehrimizde 10 toptancı halimizde denetimler gerçekleştirildi.

“Sonuçları Ağır Olacak”

  • Rekabet Kurumu’nun bazı somut tespitler üzerine kesmiş olduğu cezalar var. Fırsatçılara göz açtırmayacağız. Devlet olarak bu noktada kesin kararlıyız. Bu kapsamda, Ticaret Bakanlığımızca perakende satış noktaları başta olmak üzere tedarik zincirinin tüm aşamalarına yönelik bugüne kadar 100 bine yakın ürün denetlendi. Yapılan inceleme sonucunda fahiş fiyat uyguladığı ve stokçuluk yaptığı tespit edilen firmalara da en ağır idari para cezaları veriliyor.
  • Buradan üretici, tedarikçi ve perakendecilerimize sesleniyorum: Fahiş fiyat ve stokçuluk gibi yollara lütfen tenezzül etmeyin. Bunların sonuçları ağır olacaktır. Döviz kurundaki düşüşleri fiyatlara yansıtmayanlara gereken yaptırımları uygulayacağımızı söylemek istiyorum.
  • Stokçuluk yapanlara yönelik cezaların arttırılması konusunda çalışmalar şu anda Meclis’te tamamlanmak üzere. Bu alanda da tedbirlerimizi arttırmış olacağız. Kur ve küresel emtia fiyatlarındaki artış bahanesiyle fahiş fiyat artışı yapmak açıkça fırsatçılıktır.
  • Denetimler yoğun şekilde ve tüm yönleriyle devam ediyor, bunlara da gereken cezalar veriliyor. Geçtiğimiz günlerde stokçuluk yaptığı değerlendirilen bir otomobil bayisine en üst sınırdan ceza verildi.

“Türkiye’nin En Önemli Kuruluşu Garip Garip Açıklama Yapıyor”

  • Ülkesinin ve milletinin hayrına olan her şeye düşman olanlar yine iş başında. Ekonomik bağımsızlık mücadelemizi bunlara rağmen sürdürüyoruz. İstihdamı yatırımları, özellikle ihracatı önceleyen politikalarla adım atıyor ve STK’larımızın da buna uygun aksiyona geçmelerini bekliyoruz.
  • Bahsettiğiniz STK ile haziranda görüşme yapmışlar. Hazirandan sonraki olay ise, bu olayın patlak verdiği gün Bay Kemal kalkıp mesaj atıyor. Attıysa siz de bu işin bilgimiz dışında olduğunu söylemeniz lazım. Söyleyin ki millet kimin kim olduğunu öğrenmiş olsun. Bakıyorsunuz Türkiye’nin en önemli kuruluşu garip garip açıklama yapıyor. Ona bağlı kuruluşlar buna benzer açıklamalar yapıyor.

“Bunlar Soros’çu”

  • Bizim dayanışma halinde olmamız gerektiği en hassas dönemde bu açıklamalar yapılırken kimse “baskı” diyemez. En büyük baskıyı gören her zaman hükümettir. Böyle bir gün siyaset yapma günü değildir. Parana değer biçiyorsan, gerçekten yerliysen, milliysen gereğini yapacaksın. Demek ki sen ne yerlisin ne milli. Biz Türkiye’ye özgü bir ekonomi modeli inşa ediyoruz. Ülkemizin ekonomik bağımsızlığı için çalışıyoruz.
  • Faiz düzeni zulüm düzenidir, faiz zengini daha zengin, fakiri daha fakir yapar ve biz de bu düzene savaş açtık. 19 yıldır bunlarla savaş halindeyim. Hiçbir zaman da bu can, bu tende olduğu sürece faizcilere hiçbir zaman ‘Yürüyün’ diyemem, ne yanlarında ne de arkalarında yer alamam. İnandığımız bu noktada değerler silsilesi içerisinde faizin yeri yok. Başbakanlığım döneminde faiz 4.7-4.6’ya kadar düşmüş, enflasyon da 6.7’ye kadar inmişti.
  • Gezi Olayları patlak verdiği zaman bunun arkasında hangi emperyal güçler vardı? O güçler Türkiye’nin ayağa kalkmasını istemeyen emperyal güçlerdi. Bunun için de Bay Kemal oralarda dönüp dolaşıp duruyordu. Orada bir sıçrama oldu; maalesef faiz yükseldi, enflasyon da yükseldi. Maalesef sürekli olarak yalandan nemalanan Bay Kemal dedi ki ‘sıfıra indirelim faizi. Biz CHP grubu olarak her türlü desteğe hazırız’.
  • Geçenlerde bir açıklama yaptı, ‘faizi yükseltin’ diyor. Bugün faiz arttırın diyenlere Gezi provokatörünü serbest bırakın diyenler aynı. Bunlar Soros’çu. Tüm dertleri ülkeyi faizden para kazanmak suretiyle zengin olanlarla fakiri daha fakir yapanlar aynı safta. İnşallah MB’nin attığı adımlarla çok kısa zamanda enflasyonun da aşağı indiğini hep beraber izleyeceğiz.

Yayında Almanya ve ABD gibi gelişmiş ülkelerde yaşanan enflasyon sorunlarının anlatıldığı bir video da gösterildi. 👇

  • 2020’de salgın nedeniyle küresel ekonomi yüzde 3.1 oranında daralma yaşadı. Bu dönemde G-20 ülkeleri arasında Türkiye, Çin’le birlikte, büyüyen 2 ülkeden biri oldu. Türkiye’de öyle bir ana muhalefet ve yavruları var ki Türkiye’nin G-20’den dışlandığını söyleyecek kadar ileri gittiler.
  • Arz-talep dengesizlikleri enflasyonun küresel düzeyde ciddi oranda yükselmesine neden oldu. ABD’de enflasyon kasımda yüzde 6.8 ile son 39 yılın en yüksek seviyesine ulaştı. IMF enflasyonun 2022’nin 2. yarısından itibaren gerileyeceğini bekliyor.

“Merkez Bankası Doğrudan Müdahalelerde Bulunuyor”

  • Piyasalarda sağlıksız fiyat oluşumları durumunda TCMB doğrudan müdahalelerde bulunuyor. 5 müdahale yapıldı, muhalefet hemen saldırdı. MB’nin bu yetkisi yasal olarak var. Gerekli gördüğü hallerde kullanır bu yetkisini.
  • Lafa geldiğinde ‘MB bağımsız değil’ diyorsun, bu bağımsızlığını sana sorarak mı yapacak? MB’yi ziyaret etmek istedin Bay Kemal, bana mı sordu MB? Çıktın dışarıda hemen MB’nin aleyhinde konuşmaya başladın. Yakışıksız bir iş yapıyorsun. Alıyorsun bilgiyi, sonra o bilgiyi dışarıda aleyhe satıyorsun.
  • TÜİK’e gitmek istediler, TÜİK gayet güzel bir cevap verdi: Siz imtihanı kaybettiniz MB’de. Ben bu ülkenin Cumhurbaşkanı olarak savunma sanayiinde veya savunma bakanından istenen bilgi olduğunda ben Savunma Bakanıma, ‘Gidin bilgilendirme yapın’ dedim. Gitmişlerdir, bilgilendirme yapmışlardır. Ama bütün bu iyi niyetler hep boşa çıkmıştır. Sonra bunlar gerek Dışişleri Bakanım, gerek Savunma Bakanım aleyhinde her türlü çirkinliği yapmışlardır.

“Serbest Piyasa Ekonomisinden Vazgeçilemeyecek”

  • Ama büyük mutlulukla görüyoruz ki açıkladığımız önlem paketi piyasalar tarafından olumlu karşılandı ve TL değer kazandı. Döviz kurlarında görülen iyileşmenin kısa zamanda inşallah mal ve hizmet fiyatlarına da yansımasını bekliyorum. İhracatta ciddi bir artış var, cari fazla da mutluluk sebebimiz.
  • Türkiye küresel üretim üssü ve tedarik merkezi olma potansiyeline fazlasıyla sahip. Türkiye’ye özgü, üretime dayalı, ihracat öncelikli model yatırımı, üretimi, istihdamı ve katma değerli ihracatı arttırmayı ve bu potansiyeli gerçekleştirmeyi hedefliyoruz. Önümüzdeki dönemde serbest piyasa ekonomisi ve finansal serbestliğe tam bağlılıktan kesinlikle vazgeçilmeyecek. Ekonomi politikaları daha şeffaf ve öngörülebilir olacak.
  • Piyasalardaki oynaklığın azalmasına yönelik olarak gereken makro-ihtiyati tedbirler alınacak. Piyasa beklentilerini iyileştirerek reel sektörün önünü daha net görmesi sağlanacak. Başta kamu bankaları olmak üzere reel sektöre her türlü proje bazlı desteği vermeye hazırız. Proje bazlı derken; yatırım, istihdam, ihracat, özellikle büyümeye yönelik adımı atmak, bütün bunlarla beraber beklediğimiz sıçramayı da yapmak. Önümüzdeki dönemde ayrıca katma değerli üretimin arttırılması, ithalata bağımlılığın azaltılması ve beşeri sermayenin güçlendirilmesi kapsamında politikalara devam edeceğiz.

Öğrenci Gündemi’ ni Instagram’dan Takip Etmek İçin Tıklayınız

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu