Sıradaki içerik:

Dinamik Denetim Modeli Nedir? Dinamik Denetim Modeli Maddeleri Nelerdir?

ASEAN Nedir? ASEAN Ülkeleri Nelerdir?

avatar

admin

  • e 1

    Mutlu

  • e 0

    Eğlenmiş

  • e 0

    Şaşırmış

  • e 0

    Kızgın

  • e 0

    Üzgün

ASEAN (Association of Southeast Asian Nations) Güneydoğu Asya Uluslar Birliği; Vietnam Savaşı’ndan kaynaklanan komünizme karşı olarak Filipinler, Malezya, Tayland, Endonezya ve Singapur arasında 8 Ağustos 1967’de kurulan uluslararası bir örgüttür.

Örgütün Amacı: Ekonomik, sosyal, kültürel, teknik, eğitim ve diğer alanlarda işbirliği, adalet kavramına, hukuk ve Birleşmiş Milletler ilkelerine saygı çerçevesinde bölgesel barış ve istikrarın sağlanmasıdır.

Kuruluş Tarihi: 1967 Merkezi: Cakarta Genel Sekreteri: Le Dato Lim Jock Hoi

Üye Ülkeler:

Endonezya, Malezya, Tayland, Filipinler ve Singapur (kurucu üyeler), Bruney (1984), Vietnam (1995), Laos (1997), Myanmar (1997) ve Kamboçya (1999)

Diyalog Ortakları:

B, ABD, Kanada, Rusya, ÇHC, Japonya, Güney Kore, Hindistan, Avustralya ve Yeni Zelanda

Sektörel Diyalog Ortakları:

İsviçre, Norveç, Pakistan, Türkiye

Türkiye’nin Üyelik Durumu:

Türkiye ASEAN’a üye değildir. (23 Temmuz 2010’da ASEAN Dostluk ve İşbirliği Anlaşmasına -ASEAN/TAC- taraf olmuştur.)

4-6 Ağustos 2017 tarihlerinde Manila’da düzenlenen 50. ASEAN Dışişleri Bakanları Toplantısı kapsamında ülkemizle ASEAN arasında Sektörel Diyalog Ortaklığı (SDO) tesis edilmesi kararı alınmıştır. ASEAN’ın 50. yıldönümünde ülkemizin SDO statüsünü elde etmesi anlamlı olmuştur.

Örgütün Tarihi ve Örgüt İçerisinde Belli Başlı Dönüm Noktaları:

ASEAN Örgütü’nün temeli Endonezya, Filipinler, Malezya, Singapur ve Tayland Dışişleri Bakanlarının 8 Ağustos 1967’de Bangkok’ta imzaladıkları beş maddelik bildirgeyle atılmıştır. Sözkonusu bildirgede ASEAN’ın kuruluş amaçları; ekonomik, sosyal, kültürel, teknik, eğitim ve diğer alanlarda işbirliği gerçekleştirilmesi ile adalet kavramına, hukuka ve Birleşmiş Milletler ilkelerine saygı çerçevesinde bölgesel barış ve istikrarın sağlanması olarak belirlenmiştir.

ASEAN’ın kuruluş yıllarında ön planda olan çatışmaların durdurulması ve siyasi istikrarın sağlanması gibi hususlar, Soğuk Savaş sonrası dönemde yerini ekonomik işbirliğinin geliştirilmesine yönelik çabalara bırakmıştır.

1976’da imzalanan Dostluk ve İşbirliği Anlaşması (Amity and Cooperation in Southeast Asia) ve 1995’te imzalanan Güneydoğu Asya Nükleer Silahlardan Arındırılmış Bölge Anlaşması (Southeast Asia Nuclear Weapon Free Zone- SEANWFZ) ASEAN’ı yasal açıdan da bağlayıcılığı olan bir örgüte dönüştürmüştür.

Soğuk Savaş sonrası yıllarda ASEAN, bölgesel düzen ve refahın gelişiminde etkili bir yapı ve hem ekonomik hem de güvenlik bakımından bölgenin temel yapıtaşlarından birini oluşturmuştur. Asya-Avrupa Toplantısı (Asia-Europe Meeting, ASEM), Asya-Pasifik Ekonomik İşbirliği (Asia-Pacific Economic Cooperation, APEC), ASEAN Bölgesel Forumu (ASEAN Regional Forum, ARF), Doğu Asya Zirvesi (East Asia Summit, EAS), ASEAN+3 formatı gibi konferans ve oluşumlarla artan bölgesel entegrasyon ve diyalogda ASEAN’ın merkezi bir rolü ortaya çıkmıştır.

2005 yılı Aralık ayında Kuala Lumpur’da düzenlenen 11. ASEAN Zirvesi, Örgütün gelişiminde önemli bir aşama teşkil etmiştir. Zirve sırasında, ASEAN’ın hedef ve amaçlarına ulaşılabilmesi için yasal ve kurumsal bir çerçeve sunan “ASEAN Şartı (ASEAN Charter) Hazırlanmasına Yönelik Kuala Lumpur Deklarasyonu” imzalanmış ve “ASEAN Güvenlik Topluluğu”, “ASEAN Ekonomik Topluluğu” ile “ASEAN Sosyo-Kültürel Topluluğu” şeklinde üç sütuna dayanan “ASEAN Topluluğunun (ASEAN Community)” kurulması kararlaştırılmıştır.

Sözkonusu zirve sırasında ele alınan konular arasında; ASEAN Topluluğunun teşkili, 2015 sonrası ASEAN Vizyonu, Güney Çin Denizi üzerindeki hak iddiaları, “Küresel Ilımlılık Hareketi” ve aşırılık ve terörizmle mücadeleye dikkat çekilmiştir.

Kuala Lumpur’da 21-22 Kasım 2015 tarihlerinde gerçekleştirilen 27. ASEAN Liderler Zirvesinde, ASEAN Ekonomik Topluluğunun (AEC) 1 Ocak 2016 tarihinden itibaren hayata geçirilmesini öngören Kuala Lumpur bildirisi yayınlanmıştır. Örgüt tarihinde önemli bir kilometre taşını teşkil eden bu adım, 625 milyonluk bir coğrafyanın tek bir pazar ve üretim merkezi haline gelmesine imkan tanımaktadır. AEC’nin teşekkülüyle birlikte, mal ve hizmetlerin serbest dolaşımı sayesinde, üretim maliyetlerinin ve hammadde fiyatlarının önemli ölçüde azalması ve ASEAN bölgesinde üretilen ürünlerin yüzde 70’inden fazlasında gümrük vergisinin kaldırılması beklenmektedir, ancak halen birçok tarife dışı engel mevcuttur. Daha fazla serbestleştirme ve entegrasyonu hedefleyen AEC kapsamında ASEAN GSYH’sının 2025’e kadar %7 oranında büyümesi hedeflenmektedir. Zirvede ayrıca, müzakereleri Ekim 2015’te tamamlanan Trans-Pasifik Ortaklık Anlaşmasının (TPP) yanısıra bölgesel entegrasyona katkı sağlayacak bir diğer girişim olan Bölgesel Kapsamlı Ekonomik Ortaklık (RCEP) müzakerelerinin de 2016 yılında sonuçlandırılması teşvik edilmiştir.

Öte yandan, 1997 yılında oluşturulan ASEAN+3 Forumu çerçevesinde, ASEAN ülkeleri ile ÇHC, Japonya ve Güney Kore arasında siyasi, ekonomik ve sosyo-kültürel işbirliğinin geliştirilmesine yönelik istişareler gerçekleştirilmektedir.

Türkiye-ASEAN İlişkileri:

Türkiye, ASEAN ile kurumsal ilişkilerini geliştirme kararını 1999 yılında almış, bu çerçevede diyalog veya sektörel diyalog ortağı olmak için niyetini beyan etmiştir. Türkiye, ASEAN ile kurumsal ilişkileri geliştirmenin ilk adımı olan Dostluk ve İşbirliği Antlaşmasına (ASEAN/TAC) 19-23 Temmuz 2010 tarihlerinde Vietnam’da yapılan 43. ASEAN Dışişleri Bakanları Toplantısı sırasında taraf olmuştur.

ASEAN/TAC’a katılımın yanısıra, Cakarta Büyükelçiliğimiz yine aynı yıl ASEAN nezdinde akredite edilmiştir.

Türkiye, 2013 yılından bu yana, ASEAN Zirvesi ile Dışişleri Bakanları Toplantılarına Dönem Başkanı ülke tarafından davet edilmektedir.

Ülkemizin 10 ASEAN üyesinde de Büyükelçiliği bulunmaktadır.

Ayrıca ülkemiz, ASEAN üye ülkelerinin oluşturduğu polis teşkilatı olan ASEANAPOL’e 2014 yılında gözlemci üye olmuştur.

Bölge dışı ülkelerin ASEAN’a tam üye olmaları mümkün değildir. Örgütün bölge dışı ülkelerle yürüttüğü kurumsal ilişkilerde en ileri statü olan Diyalog Ortaklığı konusunda ise ASEAN tarafından moratoryum ilan edilmiş bulunmaktadır.

Türkiye’nin ASEAN ile kurumsal ilişkiler tesis etme hedefi çerçevesinde nihai hedefi Diyalog Ortaklığıdır. Ancak mevcut moratoryumun kaldırılmasına yönelik herhangi bir eğilimin bulunmamasından dolayı, Türkiye-ASEAN ilişkilerinde ivme kaybedilmemesini teminen, 2015 yılında ASEAN ile Sektörel Diyalog Ortaklığı (SDO) tesis edilmesine yönelik çalışmalar başlatılmıştır.

Ülkemizle ASEAN arasında SDO ilişkisi tesis edilmesi kararı, Sayın Bakanımızın 50. ASEAN Dışişleri Bakanları Toplantısına evsahibi Filipinler’in davetlisi olarak katıldığı ve ASEAN’ın 50. yıldönümünü kutladığı bir dönemde alınmıştır.

Bu çerçevede, ASEAN-Türkiye Ortak Sektörel İşbirliği Komitesi (AT-JSCC) Toplantıları 2018’den bu yana her yıl ASEAN Sekretaryası’nın evsahipliğinde Cakarta’da düzenlenmektedir.

ASEAN ile Sektörel Diyalog Ortaklığımız (SDO) çerçevesinde, 2019-2023 yılları arasında işbirliği yapılacak alanları içerir “Pratik İşbirliği Alanları” (Practical Cooperation Areas-PCA) belgesi 18 Temmuz 2019 tarihinde Cakarta’da yapılan ASEAN-Türkiye Ortak Sektörel İşbirliği Komitesi İkinci Toplantısı’nda kabul edilmiştir.

Sayın Bakanımız, 30 Temmuz 2019 tarihinde o tarihteki Dönem Başkanı Tayland Dışişleri Bakanı ve ASEAN Genel Sekreteri ile Bangkok’ta yaptığı üçlü toplantıda, anılan belge kapsamında düzenlenecek olan projelerin finansmanı için kurulan fona 1 milyon ABD Doları tutarında bütçe tahsis ettiğimizi açıklamıştır. Sözkonusu katkımız 2019 Aralık ayında ASEAN Sekretaryası’na iletilmiştir.

Önümüzdeki dönemde, ASEAN ile tesis edilen kurumsal işbirliğimizin geliştirilmesine yönelik olarak, sözkonusu fondan istifadeyle düzenlenen işbirliği projelerinin artırılması başta olmak üzere birçok alanda çalışmalar yürütülmesi öngörülmektedir.

ASEAN ile tesis edilen SDO’nun, Güneydoğu Asya bölgesine açılım politikamız çerçevesinde siyasi ve ekonomik ilişkilerimize zemin kazandırılmasında, ülkemizin bölgedeki görünürlüğünün artırılmasında, ülkemizin 2023 hedefleri çerçevesinde sağlanmak istenen ticaret rakamlarının elde edilmesinde ve bölge ülkeleriyle ülkemiz aleyhine olan ticaret dengesinin düzeltilmesinde faydalı olacağı değerlendirilmektedir.

 

  • Site İçi Yorumlar

En az 10 karakter gerekli