Din

İslama Göre Yeni Doğan Bebek İçin Yapılması Gereken 6 Şey

İnsan yaşamının başlangıcının güzel ve anlamlı olması, gelecek hayatın bu şekilde devam edeceğinin ve iyi bir insanın yetişeceğinin bir işareti ve müjdesidir. Bu nedenle dinimiz bu önemli olayın daha da güzel ve bereketli olması için çeşitli tavsiyelerde bulunmuştur. Bu makalemizde İslama Göre Yeni Doğan Bebek İçin Yapılması Gereken 6 Şeye değineceğiz.

İslama Göre Yeni Doğan Bebek İçin Yapılması Gereken 6 Şey

Her Müslüman anne-babanın evladı doğunca Sünnet’e uygun olarak yetiştirmek istemeleri, onların en güzel dilekleridir. İşte Yeni doğan bebeğe İslam’a göre neler yapılmalı? sorusunun yanıtları.

1. Bebeğin (sağ) Kulağına Ezan ve (sol) Kulağına Kamet Okumak

Müstehaptır (vacip olmayıp sevabı çok olan amel). Rivayete göre Peygamberimizin kızı Fatıma Hasan’ı doğurunca Resûlullah (s.a.v.) onun kulağına ezan okudu. (Ebu Davud (5105) ve Tirmizi (1514) tarafından rivayet edilen son hadisin ‘sahih’ olduğu söylenmiştir). Tirmizî ve Nevevî’nin büyük âlimlerine göre Müslümanlar tarih boyunca bu hadise uymuşlardır. (Mevâhibül-Celil, 1/434).


2. Bebeğin Saçını Tıraş Etmek ve (saç) Ağırlığınca Sadaka Vermek

Yeni doğan çocuğun saçını tıraş etmek müstehab olup, alimler bunun müstehab (sünnet, tasdik) olduğu hususunda ittifak etmişlerdir.
Rivayete göre Peygamberimizin kızı Fatıma, Hasan, Hüseyin, Zeyneb ve Ümmü Gülsüm’ün saçlarını çekerek ağırlığınca gümüş sadaka verirdi. (Muvatta, 2/501).

Bazı alimlere göre bu fiil sadece erkek çocuklara mahsustur, fakat birçoklarına göre kızlara da yapılabilir. Bunu doğumdan sonraki yedinci günde yapmak daha iyidir. Çocuğun yaralanmasını önlemek için bu çalışmanın dikkatli bir şekilde (deneyimsiz bir kişi ise) yapılması gerektiğine dikkat edilmelidir. Sonuç olarak bu amel farz olmayıp, sevabı çok olan ve tıbben de tavsiye edilen harikulade bir ameldir.


3. Bebeğin Damağına Tatlı Bir Şey (Hurma) Sürmek

Buna teknik denir. Teknik, sağlıklı bir kişinin tatlı bir şeyi iyice çiğnemesi, çocuğun ağzına çok küçük bir parça koyması ve damağa sürmesidir. Hurma ile başvurmak çocuk için tıbben çok faydalıdır. Ancak, sadece hurma değil, başka şeyler de kullanmak caizdir (hurmadan sonra saf bal en iyisidir). Ebu Musa’nın şöyle dediği rivayet edilir: ” Bir oğlum vardı ve onu Peygamber (s.a.v.)’e getirdim. Ona İbrahim adını verdi ve ona bir hurma verdi.” (Buhari ve Müslim).
Bazı alimler bu uygulamadaki hikmetin çocuğu yemeğe alıştırmak olduğunu söyleseler de birçok âlim buna karşı çıkmıştır. Badruddin el-Aini dedi ki:“Buradaki hikmet, ona imanlı bir gelecek ummasıdır, çünkü hurma, Resûlullah’ın mü’min bir kimseye benzettiği bir ağacın meyvesidir ve imanın tatlılığı da umulur.” (Umdat el-Ghari) , 21/84).

Hurma dışında tatlı şeyler tüketmeden önce bir doktora danışmanın tavsiye edildiğine dikkat edilmelidir.


4. Akika Kurbanı Kesmek

Akika kesmek, Cahiliye döneminde Araplarda var olan bir gelenekti. Ancak Cahiliye döneminde akika töreniyle ilgili başka uygulamalar da yapılmıştır. İslam Şeriatı, Akika’nın yararlarına ve tavsiyelerine değer vermiş ve onu Müslümanlar için bir Sünnet haline getirmiş, ancak Akika ile ilgili birçok uygulamayı yasaklamıştır. Bunu Bureyda’nın hadislerinde görebiliriz. Abdullah bin Büreyda şöyle der: “Babamı şöyle derken işittim: Birimizin cahiliye oğlu olduğu zaman, bir koyunu keser, kanını çocuğun başına sürerdik. Allah İslam’ı gönderdikten sonra koyun keser, çocuğun başını tıraş eder, üzerine safran sürerdik.” (Ebu Davud (2843) ve Hakim).

Ümmü Kurz diyor ki: “Resulullah’ı (s.a.v.) şöyle buyururken işittim: Erkek çocuk için eşit sayıda iki koyun, kız çocuğu için bir koyun (akika kurbanı) vardır.” (İbn Mâce (3162) ve Tirmizi).

Akîka kurbanı baba üzerine müstehab (hoş) bir ameldir ve kurbanda bulunan şartlar akika için de geçerlidir. En iyisi yedinci günde kesmektir (öncesine de izin verilir). Aqeeq her hayvandan elde edilemez, ancak aqeeq koyun, keçi, deve ve ineklerden kesilebilir. Hayvan kusursuz olmalıdır. Bir yaşından küçük koyun, iki yaşından küçük inek ve beş yaşından küçük deve akika olarak kesilmez. Bilim adamlarının çoğuna göre o etle istediğini yapabilir, isterse yiyebilir, isterse bir kısmını sadaka olarak verebilir. Pek çok alim etin çiğ olarak dağıtılmak yerine pişirildikten sonra evde dağıtılmasını veya ziyafet verilmesini tercih etmiştir.


5. Yedinci Gün Bebeğe İsim Koymak 

Yedinci gün bebeğe isim koymak müstehaptır. İsim verme hakkı önce babaya aittir. Ebeveynler için iyi bir isim seçmek, iyi bir çocuk yetiştirmenin ilk büyük adımlarından biridir. Peygamberimiz (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: “Kıyamet gününde atalarınızın isimleriyle sesleneceksiniz, adlarınızı güzelleştirin!” (Ebu Davud, 4948).

Allah’ın isimleri veya kötü mânâlı diğer isimlerin dışında herhangi bir ismin kullanılması caizdir. Peygamberlerin, sahabelerin, salihlerin veya diğer anlamlı isimlerin isimlerini koymak en iyisidir.


6. Sünnet 

Cabir dedi ki: ” Rasulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) Hasan ve Hüseyin’in (her ikisinden de razı olsun) akikayı kesip yedinci gün sünnet etti.” (Taberani).

Unutulmamalıdır ki, İslam’da çocuk sünneti için kesin bir zaman sınırı yoktur. Bu konu anne babaya ve toplumun örf ve adetlerine bırakılmıştır. Ancak çocuğun yedinci gün veya ergenlik çağında (7-13 yaş) sünnet edilmesi çocuğun hem psikolojik hem de fiziksel gelişimi açısından daha doğrudur. Günümüzde modern tıp da bu konuyu doğrulamaktadır. .


Müstehap (veya Müstehab), “sevilen, beğenilen” anlamına gelen İslam dini terimi. Edeb ve mendub da denir. Efâl-i mükellefin’dendir. İslam’da yapılınca sevap sayılan, yapılmayınca günah olmayan eylemlere verilen isimdir.


👉 Öğrenci Gündemi’ ni İnstagram’dan Takip Etmek İçin Tıklayınız

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu